Bahçeli’den 2028 mesajı: “Cumhur İttifakı’nın adayı yeniden Erdoğan olsun”
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda 2028 seçimleri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uygun görmesi ve TBMM’nin anayasal iradesini bu yönde ortaya koyması hâlinde Cumhur İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının yeniden Erdoğan olmasını istediklerini söyledi.
Ankara – GA Dijital Haber Portalı / Politika Haberleri- Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 28. Dönem 5. Yasama Yılı’nın ilk MHP TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yeni yasama yılının başarılarla dolu olması temennisinde bulunan Bahçeli, ilk TBMM Başkanı ve Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Gazi Meclis’te görev yapan ve hayatını kaybeden milletvekillerini rahmetle andı.
Bahçeli, TBMM’nin milletin talep ve menfaatlerinin, inanç ve değerlerinin, tarihî hafızasının ve gelecek beklentilerinin temsil mekanizması olduğunu belirterek, Meclis’in ortak aklın ve millî iradenin tecelligâhı olduğunu ifade etti.
“Türkiye’nin enerji ve zaman kaybına tahammülü yok”
Türkiye’nin güvenliğini demokrasiyle, kalkınmasını hukukla, toplumsal barışını adaletle ve bölgesel etkinliğini güçlü bir devlet kapasitesiyle birlikte ilerletmesi gerektiğini belirten Bahçeli, mevcut dönemde siyasi çekişmeler, ideolojik saplantılar ve gündem kaymalarıyla enerji ve zaman kaybına yer olmadığını söyledi.
Bahçeli, Türkiye’nin bunu başarabildiği ölçüde yalnızca kendi geleceğini daha sağlam bir zemine oturtmakla kalmayacağını, çevresindeki krizlerin çözümünde ve bölgesel düzenin yeniden şekillenmesinde daha etkin bir aktör hâline geleceğini ifade etti.
MHP’den “Yağmur Stratejisi”
MHP’nin küresel krizlerin ve güç mücadelelerinin yoğunlaştığı bir dönemde Türkiye’nin yapısal sorunlarını aşarak kalıcı bir refah düzeni kurması amacıyla “Yağmur Stratejisi”ni geliştirdiğini açıklayan Bahçeli, stratejinin yasama, yürütme ve yargıdan oluşan üç temel erkin uyum içinde çalışmasını esas aldığını belirtti.
Bahçeli, stratejinin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kurumsallığına dayandığını ifade ederek, anayasal erklerin kuvvetler ayrılığı temelinde bağımsız ve uyumlu çalışmasıyla millî kaynak, imkân ve kabiliyetlerin harekete geçirilmesini hedeflediklerini söyledi.
Bahçeli: “Erdoğan’ın bir kez daha aday olması gerekiyor”
Bahçeli, “Yağmur Stratejisi”nin temel ilkesinin istikrarın korunması olduğunu belirterek, Türkiye’nin yakaladığı yükseliş ivmesinin kesintiye uğramaması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olması gerektiğini savundu.
Bahçeli şöyle konuştu:
“Yağmur Stratejisi’nin başarısı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kazanımlarına ve sağladığı istikrara sahip çıkılmasına, Cumhur İttifakı’nda vücut bulan Türkiye’yi millî hedefler istikametinde ileriye taşıma kararlılığının aynı inanç ve iradeyle devam etmesine bağlıdır.”
Türkiye’nin önündeki dönemin bölgede ve dünyada önemli gelişmelere sahne olacağını belirten Bahçeli, bu sürecin yönetiminde tecrübenin önemine işaret etti.
“Cumhur İttifakı’nın adayı yeniden Sayın Erdoğan olsun”
MHP Genel Başkanı Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden adaylığı konusunda şu ifadeleri kullandı:
“Cumhurbaşkanımız uygun gördüğü ve Türkiye Büyük Millet Meclisi anayasal iradesini bu yönde ortaya koyduğu takdirde, Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayının yeniden Sayın Recep Tayyip Erdoğan olması arzumuz ve talebimizdir.”
Bahçeli, bunu mümkün kılacak hukuki, siyasi ve toplumsal zeminin bulunduğunu ifade etti.
Anayasa’nın 116. maddesine işaret etti
Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden adaylığı konusunda Anayasa’nın 116. maddesine dikkat çekti.
Söz konusu maddede Cumhurbaşkanının ikinci döneminde TBMM tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi hâlinde Cumhurbaşkanının bir kez daha aday olabileceğinin hükme bağlandığını hatırlatan Bahçeli, TBMM’nin nitelikli çoğunlukla seçimleri yenileme kararı almasının yeniden adaylığın önünü açacağını söyledi.
Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için TBMM’de uygun zamanda ve mümkün olan en geniş mutabakatla seçimlerin yenilenmesi kararı alınması gerektiğini ifade etti.
“Seçimler yine 2028 yılı içinde yapılabilir”
Bahçeli, Meclisin alacağı seçimlerin yenilenmesi kararı çerçevesinde seçimlerin yine 2028 yılı içerisinde yapılmasının istikrarı ve öngörülebilirliği zedelemeyeceğini savundu.
Bu yönde ortaya çıkacak bir iradenin siyasi tartışmaları ve belirsizlikleri sona erdireceğini belirten Bahçeli, bunun ekonomik güvene de olumlu katkı sağlayacağını söyledi.
Bahçeli, konunun kişilerin siyasi kariyerleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, önceliklerinin devletin devamlılığı, siyasi istikrar ve Türkiye’nin geleceği olduğunu ifade etti.
“Yürütmede Erdoğan, yasamada MHP”
MHP’nin 2028’i yalnızca bir seçim tarihi olarak değerlendirmediğini belirten Bahçeli, söz konusu dönemin Türkiye açısından kapsamlı reformların başlangıcı olması gerektiğini dile getirdi.
Bahçeli, MHP’nin yasamadaki temsil gücünü artırmayı hedeflediğini belirterek partisinin siyasi yaklaşımını şu ifadelerle özetledi:
“Yürütmede Erdoğan, yasamada MHP, Türkiye’de Cumhur İttifakı, dünyada Türk asrı.”
Bahçeli, MHP’nin oy oranını ve milletvekili sayısını artırmayı, TBMM’de daha güçlü şekilde temsil edilmeyi ve yasama faaliyetleri ile politika belirleme süreçlerinde daha etkin rol üstlenmeyi hedeflediğini söyledi.
Birleşmiş Milletler sistemine eleştiri
Konuşmasında uluslararası gelişmelere de değinen Bahçeli, dünyada artan çatışmalar ve krizler karşısında Birleşmiş Milletler sisteminin yetersiz kaldığını savundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dünya 5’ten büyüktür” sözünü hatırlatan Bahçeli, Birleşmiş Milletler yapısının insan hakları, hukuk ve küresel adalet temelinde reforma ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Bahçeli, “Birleşmiş Milletler’in siyasi merkezi New York ise, adalet merkezi Ankara’dır” ifadelerini kullanarak Türkiye’nin uluslararası sistemin reformunda daha etkin rol üstlenebileceğini belirtti.
İsrail ve Gazze mesajı
İsrail’in Gazze’ye yönelik politikalarını da sert sözlerle eleştiren Bahçeli, İslam ülkelerinin yalnızca kınamayla yetinmemesi, ortak bir tavır ve irade ortaya koyması gerektiğini söyledi.
Bahçeli, İsrail’in saldırgan ve yayılmacı politikalarının önlenmesi amacıyla daha önce gündeme getirdikleri “Kudüs İttifakı” veya bölgesel anlaşmaların kapsamının genişletilmesi yoluyla caydırıcı bir İslam barış gücünün oluşturulması gerektiğini savundu.
Siyasi partilere yeni yasama yılı çağrısı
Türkiye’nin demokrasi yolculuğunun askerî darbeler, siyasi krizler ve istikrarsız hükümetlerle sınandığını belirten Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi öncesindeki kısa ömürlü hükümetlerin Türkiye’nin küresel rekabet gücünü olumsuz etkilediğini ifade etti.
Siyasi partilerin ideolojik farklılıklarına rağmen Türkiye’nin temel meselelerinde iletişim ve mutabakat içerisinde hareket etmesi gerektiğini belirten Bahçeli, yeni yasama yılında siyasi partilere “hizmette rekabet, istiklalde vahdet, istikbalde gayret” çağrısında bulundu.
“Terörsüz Türkiye için tarihî bir fırsat”
Bahçeli, konuşmasının devamında “Terörsüz Türkiye” hedefinin yeni yasama yılının temel başlıklarından biri olacağını söyledi.
Türkiye’nin terör sorunundan kalıcı olarak kurtulması için tarihî bir fırsatın bulunduğunu ifade eden Bahçeli, terör ve silahın yerine hukuk, siyaset, demokrasi, millî birlik ve bütünleşmenin hâkim olması gerektiğini vurguladı.
Yeni yasama yılında “Terörsüz Türkiye” hedefinin hukuki ve siyasi tabanının güçlendirilmesi, demokratik standartların geliştirilmesi, hukuk devletinin kurumsal kapasitesinin artırılması ve sosyoekonomik şartların iyileştirilmesi yönünde çalışmalar yapılması gerektiğini kaydetti.
“Yolsuzluk iddiaları şeffaf biçimde soruşturulmalı”
Bahçeli, Türkiye’nin kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi için yapısal sorunların çözülmesi ve köklü reform adımlarının atılması gerektiğini belirtti.
Türkiye’nin yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık iddiaları üzerinden toplumsal bir güven erozyonuyla karşı karşıya bırakılmaması gerektiğini söyleyen Bahçeli, bu tür iddiaların bir arınma ve hesap verme fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bahçeli, “Hangi siyasi görüşten, hangi makamdan veya hangi yapıdan gelirse gelsin, kamu kaynaklarının usulsüz kullanımına ilişkin her iddia bağımsız, tarafsız ve şeffaf biçimde soruşturulmalı, işlemler hukuk devleti ilkesine uygun biçimde yürütülmelidir.” dedi.
Demokratik siyasetin meşruiyetinin hesap verebilirlikten ve kamu kurumlarına duyulan güvenden beslendiğini belirten Bahçeli, sürdürülebilir kalkınmanın ön koşulunun güçlü kurumlar ve öngörülebilir bir hukuk düzeni olduğunu kaydetti.
Kaynak: Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı
https://www.tbmm.gov.tr/Haber/Detay?Id=6852e6f2-c7e2-4680-88c2-01a110b368d4
YORUM YAP