HABERLER

G[A]
29 Eylül 2026 00:14 | Son Güncelleme: 02 Ekim 2026 00:48

Ankara’nın Altındaki Milyon Yıllık Hafıza: Tulumtaş

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı’nın katkılarıyla, Ankaralılar ve Ankara’yı Tanıtma Vakfı ile Tulumtaş Mahallesi Muhtarlığının iş birliğinde gerçekleştirilen planlı davet, gezi, ziyaret ve tanıtım programı; akademisyenleri, tarihçileri, gazetecileri, yazarları, eğitimcileri, kültür ve tabiat araştırmacılarını Ankara’nın önemli doğal miraslarından Tulumtaş Mağarası’nda buluşturdu. Akademisyenler ve Ankara sevdalılarının katıldığı programda, başkentin yalnızca görünen tarihî ve kültürel değerleri değil, toprağın altında milyonlarca yıldır saklanan doğal hafızasının da korunarak tanıtılması gerektiği vurgulandı.

Ankara – GA Dijital Haber Portalı / Kültür-Sanat Haberleri- Ankara’nın bilinen yüzünün altında, milyonlarca yıllık sessiz bir başka Ankara bulunuyor.

Başkentin Gölbaşı ilçesinde yer alan Tulumtaş Mağarası, jeolojik oluşumları, sarkıtları, dikitleri, sütunları ve doğal yapısıyla Ankara’nın keşfedilmeyi, bilimsel olarak araştırılmayı ve gelecek kuşaklara aktarılmayı bekleyen önemli doğal miraslarından biri olarak öne çıkıyor.

Bu önemli değerin daha geniş kitlelere tanıtılması amacıyla gerçekleştirilen özel programda; akademi, tarih, basın, eğitim, kültür, sanat ve sivil toplum dünyasından çok sayıda isim Tulumtaş’ta bir araya geldi.

Program, sıradan bir gezi organizasyonunun ötesinde; Ankara’nın doğal ve kültürel değerlerinin yerinde görülmesi, tanıtılması, bilimsel yönleriyle değerlendirilmesi ve korunmasına ilişkin toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla planlandı.

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı’nın katkılarıyla, Ankaralılar ve Ankara’yı Tanıtma Vakfı ile Tulumtaş Mahallesi Muhtarlığının iş birliğinde gerçekleştirilen buluşma, farklı disiplinlerden Ankara sevdalılarını aynı düşünce etrafında buluşturdu:

Ankara yalnızca bir yönetim ve Cumhuriyet başkenti değil; köyleri, kırsal alanları, florası, mağaraları, tarihi, insanı ve tabiatıyla çok katmanlı büyük bir kültür ve doğal miras coğrafyasıdır.


Davet, gezi, tanıtım ve kültür programı bir arada

Tulumtaş programı; davetlilerin Tulumtaş Mahallesi’nde buluşması, yerel ev sahipliği çerçevesinde gerçekleştirilen kahvaltı ve sohbet programı, bölgenin değerlerine ilişkin bilgilendirmeler ve Tulumtaş Mağarası ziyaretiyle çok yönlü bir tanıtım organizasyonuna dönüştü.

Programın düzenlenmesinde ve gerçekleştirilmesinde Gazete Ankara köşe yazarı, eğitimci-yazar, emekli Albay Dr. Necati Yalçın, Ankaralılar ve Ankara’yı Tanıtma Vakfı Başkanı, Kazan eski Belediye Başkanı Veteriner Hekim Dr. Seyfettin Aslan ile Tulumtaş Mahallesi Muhtarı Kazım Koç önemli katkı sağladı.

Tulumtaş Mahallesi Muhtarı Kazım Koç’un ev sahipliği, ziyaretin yerel kültür ve insan boyutunu da ön plana çıkardı.

Program boyunca katılımcılar, yalnızca mağaranın doğal yapısını incelemekle kalmadı; Ankara’nın kırsal hafızasının, yerel sahiplenmenin ve kültürel mirasın korunmasında bölge insanının üstlendiği rolü de yerinde gözlemledi.

Akademi, tarih, basın ve kültür dünyasından geniş katılım

Tulumtaş buluşmasının dikkat çeken yönlerinden biri de farklı uzmanlık alanlarından çok sayıda ismi aynı programda bir araya getirmesi oldu.

Programa, Gazi Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Öğretim Üyesi, Gazete Ankara Dijital Haber Portalı Kurucu ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Dr. Oğuz Poyrazoğlu katıldı.

Türk tarihçiliğinin önemli isimlerinden, Türk Tarih Kurumu eski Başkanı ve Gazi Üniversitesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Refik Turan; Gazi Üniversitesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Mahiroğlu ve Türk Tarih Kurumu eski Başkan Yardımcısı, Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güray Kırpık da Tulumtaş ziyaretinde yer aldı.

Gazi Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı ve Gazete Ankara yazarı Prof. Dr. Ayhan Erdem, ziyaretin ardından kaleme aldığı kapsamlı yazısıyla Tulumtaş’ın doğal, bilimsel, kültürel ve eğitim boyutlarını kamuoyunun gündemine taşıdı.

Programa ayrıca Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi emekli öğretim üyesi Dr. Ahmet Cebeci; Gazi Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Gazete Ankara yazarı Prof. Dr. H. Mehmet Şahin; Gazete Ankara yazarı Dr. Necati Yalçın; eğitim bilimleri ve davranış bilimleri uzmanı, yazar, iletişim danışmanı ve Gazete Ankara yazarı Murat Ertan; Sağlık Bakanlığı Başmüfettişi ve Gazete Ankara yazarı Ömer Yürekli ile hukukçu, şair, köşe ve mizah yazarı Durdu Güneş de katıldı.

Ankara basın dünyasından Başkent Gazetesi yazarı Cemil Cahit Saraçoğlu da programa katkı sunan isimler arasında yer aldı.

Ankara’nın doğal mirasına ömür veren isimler de Tulumtaş’taydı

Program, Ankara’nın tabiat varlıklarının korunması konusunda uzun yıllardır çalışma yürüten önemli isimleri de buluşturdu.

Türkiye botanik biliminin önemli akademisyenlerinden, Gazi Üniversitesi Biyoloji Bölümü emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Mecit Vural, Tulumtaş ziyaretinin özel konukları arasında yer aldı.

Türkiye ve Ankara florası üzerine uzun yıllara yayılan bilimsel çalışmaları bulunan Vural’ın özellikle Ankara’nın simge bitkilerinden Sevgi Çiçeği – Centaurea tchihatcheffii üzerine gerçekleştirdiği çalışmalar, kentin doğal mirasının bilimsel olarak tanınmasına önemli katkılar sundu.

Gölbaşı’nın doğal değerlerinin korunması ve Sevgi Çiçeği’nin tanıtılması yönündeki çalışmalarıyla tanınan Hulusi Gürpınar da programa katıldı.

Bilimsel araştırmayı temsil eden Prof. Dr. Mecit Vural ile toplumsal koruma ve farkındalık çalışmalarını uzun yıllardır sürdüren Hulusi Gürpınar’ın aynı programda yer alması, Tulumtaş buluşmasının doğal miras boyutuna ayrı bir anlam kazandırdı.

Şevket Bülent Yahnici ve sivil toplum temsilcileri de katıldı

Ankara’nın kültürel hafızası üzerine yürüttüğü çalışmalarla bilinen Şevket Bülent Yahnici, programa AKK Ankara Kalesi Çalışmaları Meclisi Yönetim Kurulu Başkanı olarak katıldı.

Buluşmada ayrıca Altındağ Solfasol Köyü ve Hacı Bayram Veli Hazretlerini Sevenler Derneği Başkan Yardımcısı Nurettin Erol ile İstişare Kurulu Üyesi Halil İbrahim Varol da yer aldı.

Millî Eğitim Bakanlığına bağlı kurumlarda görev yapan öğretmenler ile Ankara’nın kültür ve sanat hayatından farklı isimlerin katılımı da programın toplumsal ve eğitim boyutunu güçlendirdi.

Böylece Tulumtaş buluşması; akademi, eğitim, medya, kültür, çevre, tarih ve sivil toplumun aynı doğal miras alanı etrafında buluştuğu çok disiplinli bir Ankara etkinliğine dönüştü.

Fotoğraf sanatçıları Tulumtaş’ın görsel hafızasını kaydetti

Programın önemli bir başka boyutunu fotoğraf ve görsel belgeleme oluşturdu.

H. Demet Tatlı/Hülya D. Tatlı (ENFOD – Engelsiz Fotoğraf Derneği), Zeynep Turan ve Necip Evlice, ziyaret boyunca gerçekleştirdikleri çekimlerle Tulumtaş programının görsel hafızasını kayıt altına aldı.

Dr. Necati Yalçın’ın objektifinden yansıyan görüntüler de yapılan video düzenlemeleriyle Tulumtaş’ın doğal dokusunun ve ziyaret atmosferinin daha geniş kitlelerle paylaşılmasına katkı sundu.

Dr. Necati Yalçın’dan Tulumtaş’ın bilinmeyen yönleri

Gezi programının moderatörlüğünü üstlenen Dr. Necati Yalçın, program boyunca Tulumtaş Mağarası’nın keşif hikâyesi, doğal yapısı, jeolojik geçmişi ve Ankara turizmi açısından taşıdığı potansiyel hakkında katılımcılara bilgiler aktardı.

Yalçın’ın anlatımlarıyla gezi, yalnızca mağaranın fiziksel olarak görülmesinden çıkarak Ankara’nın jeolojik ve doğal geçmişinin konuşulduğu bir bilgi paylaşımına dönüştü.

Mağaranın 1992 yılında Ankara Çevre Yolu çalışmaları sırasında gerçekleştirilen patlatmalar sonucunda tesadüfen keşfedilmesi de programda üzerinde durulan dikkat çekici başlıklardan biri oldu.

Gölbaşı Belediyesinin resmî bilgilerine göre Tulumtaş Mağarası, Tulumtaş Mahallesi’nde çevre yolu yapımı için malzeme temin edilen taş ocağında yapılan patlatma sonucunda ortaya çıktı.

Belediye verilerine göre mağara, yan kollarıyla birlikte 549 metre uzunluğa sahip. Yer yer yüksekliği 30–40 metreye ulaşan mağaranın yaklaşık bir milyon yıl önce oluştuğu, fosil mağara niteliği taşıdığı ve sıcaklığının yıl boyunca yaklaşık 10–11 derece seviyesinde kaldığı belirtiliyor.

Bu özellikleriyle Tulumtaş, Gölbaşı’nın olduğu kadar Ankara’nın da önemli doğal miras alanlarından biri konumunda bulunuyor.

Bir yol çalışması milyon yıllık hafızayı ortaya çıkardı

Tulumtaş’ın öyküsünü ilginç kılan unsurlardan biri, mağaranın planlı bir bilimsel araştırma sonucunda değil, bir altyapı çalışması sırasında tesadüfen ortaya çıkmış olması.

1992 yılında Ankara Çevre Yolu’nun yapımı devam ederken gerçekleştirilen patlatmalar, toprağın altında saklı bulunan doğal boşluğu görünür hâle getirdi.

İnsanlar yol açmak için kayaya müdahale ederken, milyonlarca yıllık jeolojik süreçlerin oluşturduğu farklı bir dünya da gün yüzüne çıktı.

Bugün Tulumtaş’ın taşıdığı değer tam da bu noktada belirginleşiyor.

Mağara yalnızca estetik olarak etkileyici bir doğal oluşum değil, aynı zamanda Ankara coğrafyasının çok uzun zaman ölçeklerindeki değişimini anlamaya yardımcı olabilecek doğal bir jeoloji arşivi niteliğinde.

Mağaranın görünmez mimarları: Su, kaya ve zaman

Tulumtaş Mağarası’nın doğal oluşumlarını anlamak için üç temel unsur öne çıkıyor:

Su, kaya ve zaman.

Kalkerli kayaçların çatlaklarından uzun dönemler boyunca sızan, karbon dioksit bakımından zenginleşmiş sular kayaçları son derece yavaş biçimde çözerken, taşıdıkları mineralleri farklı noktalarda yeniden çökeltiyor.

Bu uzun süreç sonunda mağara boşlukları ile sarkıt, dikit, sütun ve farklı damlataşı oluşumları meydana geliyor.

İnsan hayatı açısından neredeyse fark edilemeyecek kadar yavaş olan bu süreç, jeolojik zaman ölçeğinde benzersiz doğal yapılar meydana getiriyor.

Tulumtaş’ın en etkileyici taraflarından biri de ziyaretçiye zamanı insan ömrünün sınırlarının çok ötesinde düşünme imkânı vermesi.

Prof. Dr. Ayhan Erdem’in bakışı: “Zaman, emanet ve sorumluluk”

Tulumtaş ziyaretini Gazete Ankara’daki köşe yazısında kapsamlı biçimde değerlendiren Prof. Dr. Ayhan Erdem, mağarayı yalnızca turistik bir destinasyon olarak ele almıyor.

Erdem’in yazısında Tulumtaş; doğa, bilim, eğitim, insan, kültür ve şehir hafızasının kesiştiği bir alan olarak değerlendiriliyor.

Yazının temel düşüncesi üç kavram etrafında şekilleniyor:

Zaman, emanet ve sorumluluk.

Prof. Dr. Erdem, milyonlarca yıllık doğal süreçlerin meydana getirdiği değerlerin bugünkü kuşaklara sınırsız biçimde tüketilecek bir kaynak olarak değil, gelecek kuşaklara aktarılması gereken bir emanet olarak görülmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Erdem’in yaklaşımında kültürel ve doğal mirasın korunmasının ilk şartı, önce o değerin farkına varmak.

Fark etmek için görmek, görmek için yerinde incelemek, koruyabilmek için ise anlamak ve bilimsel bilgiyle değerlendirmek gerekiyor.

Bu açıdan bakıldığında Tulumtaş ziyareti de yalnızca güzel görüntülerin kaydedildiği bir gezi olmaktan çıkarak doğal miras bilincinin geliştirilmesine yönelik bir farkındalık çalışmasına dönüşüyor.

“Bir şehri tanımak insanına dokunmakla mümkün”

Prof. Dr. Ayhan Erdem’in değerlendirmesinde öne çıkan bir başka nokta ise Tulumtaş’ın insanî yüzü.

Erdem’e göre bir şehri gerçek anlamda tanımak, yalnızca o şehrin meydanlarını, tarihî yapılarını veya turistik alanlarını görmekle mümkün değil.

Şehrin kimliği; köylerinde, tabiatında, bitki örtüsünde, geleneklerinde ve o topraklarda yaşayan insanların hafızasında da saklı.

Bu nedenle Tulumtaş Mahallesi Muhtarı Kazım Koç’un ev sahipliği ve misafirperverliği, ziyaretin önemli bir parçası olarak değerlendirildi.

Mağaranın milyon yıllık sessizliği ile Anadolu insanının misafirperverliğinin aynı programda buluşması, etkinliğe kültürel açıdan farklı bir derinlik kazandırdı.

Seyfettin Aslan: “Tulumtaş’ın tanıtılması Ankara için büyük önem taşıyor”

Program kapsamında değerlendirmede bulunan Ankaralılar ve Ankara’yı Tanıtma Vakfı Başkanı Dr. Seyfettin Aslan, akademisyenlerin, sivil toplum temsilcilerinin ve Ankara’ya ilgi duyan isimlerin Tulumtaş’ın tanıtılması amacıyla bir araya gelmesinin önemine dikkat çekti.

Aslan, Tulumtaş Mağarası’nın Ankara için önemli bir doğal değer olduğunu belirterek bu tür organizasyonların kentin sahip olduğu zenginliklerin daha geniş kitleler tarafından tanınmasına katkıda bulunduğunu ifade etti.

Programın Ankara’nın tanıtımına yönelik boyutu düşünüldüğünde Tulumtaş, kentin turizm rotalarının çeşitlendirilmesi bakımından da önemli bir potansiyel taşıyor.

Kazım Koç: Tulumtaş’ın değerlerini tanıtmayı sürdürüyoruz

Tulumtaş Mahallesi Muhtarı Kazım Koç da bölgenin ve sahip olduğu değerlerin tanıtılması amacıyla çalışmalar yürüttüklerini belirterek programa katılan akademisyenlere, sivil toplum temsilcilerine ve davetlilere teşekkür etti.

Yerel yönetim, üniversiteler, sivil toplum, medya ve mahalle sakinleri arasında kurulabilecek iş birliklerinin Tulumtaş gibi doğal miras alanlarının korunması ve doğru biçimde tanıtılması açısından önemli olduğu değerlendiriliyor.

Tulumtaş aynı zamanda yaşayan bir eğitim alanı

Tulumtaş Mağarası’nın turistik değerinin yanında önemli bir eğitim potansiyeli de bulunuyor.

Kalker, karstlaşma, kimyasal çözünme, yeraltı suları, mineral çökelmesi, sarkıt, dikit, sütun ve damlataşı gibi coğrafya ve jeoloji derslerinde anlatılan pek çok kavram burada doğrudan gözlemlenebiliyor.

Bu yönüyle Tulumtaş;

okul gezileri, üniversitelerin saha çalışmaları, jeoloji ve coğrafya eğitimi, çevre bilinci çalışmaları, doğa eğitimi ve bilimsel araştırmalar

için önemli bir açık öğrenme ortamına dönüşebilecek özellikler taşıyor.

Ders kitabında bir sarkıtın fotoğrafını görmek ile mağaranın içinde binlerce yıllık oluşumun karşısında durmak aynı öğrenme deneyimi değil.

Birincisinde bilgi, ikincisinde ise bilgiyle birlikte doğrudan deneyim var.

Tulumtaş’ın eğitim açısından taşıdığı değer de bu noktada ortaya çıkıyor.

Ankara turizminin farklı yüzü

Ankara turizmi çoğu zaman Anıtkabir, Ankara Kalesi, Hacı Bayram-ı Veli, Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve Cumhuriyet dönemi yapıları üzerinden değerlendiriliyor.

Oysa başkent aynı zamanda Gordion’dan Beypazarı’na, Nallıhan’dan Kızılcahamam’a, Eymir ve Mogan’dan Sevgi Çiçeği’ne kadar çok geniş bir doğal ve kültürel mirasa sahip.

Tulumtaş Mağarası da bu büyük tablonun yer altındaki özel parçalarından biri.

Başkent merkezine görece yakın konumu, doğal yapısı ve ziyaret edilebilirliği düşünüldüğünde Tulumtaş’ın Ankara’nın alternatif kültür ve doğa turizmi rotaları içerisinde daha görünür hâle gelmesi mümkün.

Ancak burada temel mesele yalnızca daha fazla ziyaretçi çekmek olmamalı.

Asıl hedef, koruyarak tanıtmak olmalı.

Bir sarkıt binlerce yılda oluşuyor, saniyeler içinde zarar görebiliyor

Mağara sistemleri hassas doğal yapılardır.

Binlerce yılda meydana gelen bir damlataşı oluşumunun bilinçsiz insan müdahalesiyle kısa sürede zarar görmesi mümkündür.

Bu nedenle Tulumtaş’ın tanıtılması kadar mağarayı ziyaret edenlerde koruma bilincinin geliştirilmesi de büyük önem taşıyor.

Bu yaklaşım birkaç kısa cümlede özetlenebilir:

Dokunmadan görmek.

Zarar vermeden keşfetmek.

Bilimsel olarak araştırmak.

Koruyarak tanıtmak.

Gelecek kuşaklara bırakmak.

Tulumtaş’ın geleceği açısından turizm ve koruma dengesinin birlikte kurulması gerekiyor.

Üniversite, yerel yönetim, medya ve sivil toplum iş birliği

Tulumtaş programının ortaya koyduğu önemli sonuçlardan biri de doğal ve kültürel mirasın korunmasının tek bir kurumun sorumluluğunda olmadığı gerçeği.

Üniversitelerin bilimsel birikimi, yerel yönetimlerin uygulama gücü, sivil toplum kuruluşlarının toplumsal hareketliliği, yerel halkın sahiplenmesi ve medyanın kamuoyu oluşturma imkânı birlikte değerlendirildiğinde çok daha güçlü bir koruma ve tanıtım modeli ortaya çıkabilir.

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı’nın bu programdaki katkısı da tam bu noktada önem kazanıyor.

Ankara’nın yalnızca günlük siyasi, ekonomik ve toplumsal gündemini takip etmek değil; başkentin tarihî, kültürel ve doğal değerlerini kamuoyunun gündemine taşımak da yerel ve kent odaklı gazeteciliğin önemli sorumlulukları arasında bulunuyor.

Tulumtaş buluşması, bu anlayışın sahadaki örneklerinden biri oldu.

Bir mağaradan daha fazlası

Tulumtaş Mağarası belki de ziyaretçilerine en güçlü mesajını sessizliğiyle veriyor.

İnsan birkaç on yıl yaşarken, karşısındaki kayaçlar milyonlarca yıllık jeolojik süreçlerin izlerini taşıyor.

Bir sarkıtın oluşması binlerce yıl sürebiliyor.

Bir damla suyun bıraktığı iz, insan yaşamından çok daha uzun bir zaman diliminde doğal bir sanat eserine dönüşebiliyor.

Prof. Dr. Ayhan Erdem’in yazısındaki güçlü benzetmeyle Tulumtaş, aslında sayfaları kâğıttan değil kayadan oluşan büyük bir doğa kitabı gibi okunabilir.

Bu kitabın kalemi zamandır.

Mürekkebi sudur.

Cümlelerini ise sarkıtlar, dikitler, sütunlar ve damlataşları oluşturur.

Ankara’nın altında anlatılmayı bekleyen bir hikâye var

Tulumtaş programının ardından geriye yalnızca mağarada çekilen fotoğraflar veya güzel bir gezi hatırası kalmadı.

Program, Ankara’nın doğal ve kültürel değerlerinin tanıtılması konusunda yeni buluşmaların yapılabileceğini de gösterdi.

Akademisyenlerin bilimsel birikimi, yerel halkın sahiplenmesi, Ankara sevdalılarının gönüllü katkısı, sivil toplum kuruluşlarının organizasyon gücü ve medyanın görünürlük sağlaması bir araya geldiğinde Ankara’nın henüz yeterince tanınmayan pek çok değeri daha geniş kitlelerle buluşturulabilir.

Tulumtaş Mağarası da bunlardan biri.

Çünkü Ankara yalnızca Anıtkabir’den, Kocatepe’den, Hacı Bayram’dan, Ankara Kalesi’nden, meydanlarından ve müzelerinden ibaret değil.

Ankara’nın altında da anlatılmayı bekleyen milyon yıllık bir hikâye var.

Bugün o hikâyenin önemli duraklarından birinin adı:

Tulumtaş Mağarası.

Ve Tulumtaş’ın verdiği mesaj son derece açık:

Zamanın milyonlarca yılda meydana getirdiği bu doğal miras bize emanettir. Bize düşen ise onu tüketmek değil; anlamak, araştırmak, korumak, doğru tanıtmak ve gelecek nesillere aktarmaktır.


Ayrıntılı bilgi ve kaynaklar

Haberin hazırlanmasında Prof. Dr. Ayhan Erdem’in Gazete Ankara Dijital Haber Portalı’nda yayımlanan “Ankara’nın Saklı Hafızası Tulumtaş Mağarası: Tarihin Konuştuğu Yer” başlıklı yazısından; ziyaretin katılımcıları, programın içeriği ve değerlendirmeler bakımından yararlanılmıştır.

Prof. Dr. Ayhan Erdem – Gazete Ankara Dijital Haber Portalı:
Kaynak yazının tam metni

Tulumtaş Mağarası’nın keşfi, fiziki özellikleri, yaklaşık oluşum yaşı, toplam uzunluğu ve doğal yapısına ilişkin teknik bilgiler için:

Gölbaşı Belediyesi – Tulumtaş Mağarası:
Resmî Tulumtaş Mağarası bilgileri

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı KÜLTÜR-SANAT

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)