HABERLER

G[A]
11 Ağustos 2026 08:37 | Son Güncelleme: 16 Ağustos 2026 22:25

AYM’den emsal karar: Kamudaki özel güvenlik personeline sendika yasağı hak ihlali

Anayasa Mahkemesi, kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan özel güvenlik personelinin sendika üyesi olmasını kategorik biçimde yasaklayan düzenlemenin uygulanması nedeniyle sendika hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Yüksek Mahkeme, söz konusu yasağın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun ve orantılı olmadığı sonucuna ulaştı.

ANKARA – GA Dijital Haber Portalı Haber Merkezi / Gündem Haberleri- Anayasa Mahkemesi (AYM), Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikasının bireysel başvurusunda, kamu kurumlarında çalışan özel güvenlik personelinin sendikaya üye olmasının engellenmesini Anayasa’nın 51’inci maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının ihlali olarak değerlendirdi.

Başvuru numarası 2021/48905 olan ve Genel Kurul tarafından 19 Şubat 2026 tarihinde karara bağlanan karar, 10 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Başvurunun temelinde, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışan bazı özel güvenlik görevlilerinin sendika üyeliklerinin kabul edilmemesi ve mevcut üyeliklerinin sonlandırılması bulunuyor.

Uyuşmazlık 2011 yılında başladı

Karara konu süreçte sendika, DSİ’de örgütlenme faaliyetleri kapsamında bazı özel güvenlik çalışanlarını üye yaptı. Ancak DSİ 10. Bölge Müdürlüğü, 19 Ocak 2011 tarihli işlemiyle özel güvenlik çalışanlarının sendika üyesi olamayacağı gerekçesiyle üyelikleri kabul etmedi ve sendikaya kayıtlı çalışanların üyeliklerini sona erdirdi.

Sendikanın işlemin iptali amacıyla açtığı dava Diyarbakır 3. İdare Mahkemesince reddedildi. Karar, Danıştay Onuncu Dairesince de onandı; karar düzeltme talebinin reddedilmesinin ardından sendika Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.

AYM kategorik yasağı değerlendirdi

Yüksek Mahkeme, sendika hakkına yönelik müdahalenin yalnızca kanuni bir dayanağının ve meşru amacının bulunmasının yeterli olmadığına, müdahalenin aynı zamanda demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun ve ölçülü olması gerektiğine dikkat çekti.

AYM değerlendirmesinde, dava tarihinde yürürlükte bulunan 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’ndaki düzenlemenin kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan özel güvenlik personelinin sendika hakkını kategorik olarak ortadan kaldırdığına işaret etti.

Mahkeme, kamu çalışanı özel güvenlik personelinin de diğer çalışanlar gibi çalışma şartları ve ekonomik konularda sorunlarla karşılaşabileceğini belirterek, bu meslek grubunu temsil eden örgütlü bir yapının sorunların daha güçlü biçimde ifade edilmesine ve çözüme katkı sağlayabileceğini değerlendirdi.

“Zorunlu toplumsal ihtiyaç” şartı karşılanmadı

Kararın haber değeri taşıyan en önemli bölümlerinden birini AYM’nin yasağın niteliğine ilişkin değerlendirmesi oluşturdu.

Mahkeme, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan özel güvenlik personelinin sendika kurmasının ve sendikaya üye olmasının mutlak biçimde yasaklanmasının zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığının ortaya konulamadığını belirledi.

AYM ayrıca, kanun koyucunun daha sonraki dönemde söz konusu yasağı kaldırmış olmasını da dikkate aldı. Kararda, bu gelişmenin daha az sınırlayıcı bir düzenlemenin mümkün olduğunu gösterdiği değerlendirmesine yer verildi.

Sendika hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verildi

Genel Kurul sonuç olarak, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan özel güvenlik personelinin sendika hakkını tamamen ortadan kaldıran uygulamanın Anayasa’nın 51’inci maddesini ihlal ettiğine oybirliğiyle hükmetti.

AYM, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla karar örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Diyarbakır 3. İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verdi. Başvurucu sendikaya ayrıca 50 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmedildi. Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti kapsamında toplam 40 bin 487 lira 60 kuruşun da başvurucuya ödenmesi kararlaştırıldı.

Yeniden yargılama yöntemine ilişkin karara üyeler Hasan Tahsin Gökcan ve Yusuf Şevki Hakyemez katılmadı; ancak sendika hakkının ihlal edildiği yönündeki esas karar oybirliğiyle alındı.

Makul sürede yargılanma şikâyeti kabul edilmedi

Başvuruda, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının da ihlal edildiği ileri sürüldü. Anayasa Mahkemesi ise bu şikâyeti başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez buldu. Sendika hakkına ilişkin başvuruyu ise kabul edilebilir bularak ihlal kararı verdi.

Karar yeni bir yasak kaldırma düzenlemesi değil

Kararda dikkat çeken bir başka nokta da, uyuşmazlığın geçmişte uygulanan kanuni yasaktan kaynaklanması oldu. AYM, söz konusu yasağın daha sonra kaldırıldığını ve kamuda görev yapan özel güvenlik personelinin sendikal örgütlenmesine imkân sağlandığını da gerekçesinde kaydetti. Bu nedenle karar, yeni bir sendika hakkı getiren mevzuat değişikliği değil; geçmişte uygulanan kategorik yasağın somut başvuruda anayasal hak ihlaline yol açtığının tespiti niteliğini taşıyor.

Kaynak: 10 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete, Anayasa Mahkemesi Genel Kurul Kararı, Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası Başvurusu (2), Başvuru No: 2021/48905.

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı GÜNDEM

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)