HABERLER

G[A]
13 Eylül 2026 15:05 | Son Güncelleme: 14 Eylül 2026 02:13

Sakarya Zaferi’nin 105. Yılında Ankara’dan Tarihe Bakış: Bir Milletin Kaderini Değiştiren 22 Gün 22 Gece

23 Ağustos 1921’de başlayan ve 13 Eylül’de Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanan Sakarya Meydan Muharebesi’nin üzerinden 105 yıl geçti. Ankara’nın Polatlı-Haymana hattında verilen mücadele yalnızca bir meydan muharebesinin sonucu değildi; Millî Mücadele’nin askerî ve psikolojik seyrini değiştiren, Ankara’nın Millî Mücadele’nin merkezi olma vasfını güçlendiren ve Cumhuriyet’e uzanan yolu açan tarihî bir kırılmaydı. Sakarya Zaferi’nin 105. yılında devletin zirvesinden yayımlanan mesajlarda bağımsızlık, millî irade ve vatan vurgusu öne çıkarken, Gazete Ankara tarihî hafızanın bugüne taşınmasının önemine dikkat çekiyor.

Ankara – GA Dijital Haber Portalı / Özel Haber

Savaşın adı Sakarya, meydanı Ankara

Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan Sakarya Meydan Muharebesi, 23 Ağustos-13 Eylül 1921 tarihleri arasında Ankara'nın Polatlı-Haymana hattında yaşandı.

Bu coğrafi gerçek, zaferin Ankara açısından taşıdığı özel anlamı da ortaya koyuyor.

Sakarya yalnızca bir askerî başarı değil; Ankara'nın hemen yanı başında, yeni devletin siyasi merkezini ve Millî Mücadele'nin geleceğini doğrudan ilgilendiren bir varlık-yokluk mücadelesiydi.

Millî Savunma Bakanlığının tarih kayıtlarında Sakarya Meydan Muharebesi, Türk İstiklal Harbi'nin çok önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. TBMM, savaş öncesindeki kritik süreçte 5 Ağustos 1921'de çıkardığı Başkomutanlık Kanunu ile Meclisin askerî yetkilerini üç aylığına Mustafa Kemal Paşa'ya devretmişti.

22 gün 22 gece: Savunmadan taarruza değişen strateji

Sakarya Meydan Muharebesi'ni diğer birçok savaştan ayıran temel özelliklerden biri, mücadelenin geniş bir araziye yayılması ve uzun süre kesintisiz devam etmesiydi.

23 Ağustos'ta başlayan muharebe 13 Eylül 1921'e kadar sürdü.

Türk ordusu yalnızca karşısındaki kuvvetlerle değil; insan gücü, silah, mühimmat, ulaşım ve ikmal bakımından son derece ağır şartlarla mücadele etti.

Savaşın askerî-stratejik sonucu ise son derece belirleyiciydi.

Millî Savunma Bakanlığının tarih değerlendirmesine göre Sakarya'ya kadar stratejik savunma uygulayan Türk ordusu, zaferden sonra stratejik taarruz safhasına geçti. Yunan ordusu ise taarruz stratejisini terk ederek savunmaya çekilmek zorunda kaldı.

Başka bir ifadeyle Sakarya'da yalnızca bir cephe değil, savaşın yönü değişti.

“Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır”

Sakarya denildiğinde askerî tarih literatüründe öne çıkan en önemli kavramlardan biri, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın savunma anlayışıdır.

Cephe çizgisinin yer yer kırıldığı, birliklerin geniş bir arazi üzerinde mücadele ettiği şartlarda savunma artık yalnızca belirli bir hattı tutma meselesi değildi.

Vatanın bütünü savunma alanıydı.

Bu yaklaşım, Sakarya'yı klasik bir mevzi savaşının ötesine taşıdı. Cephedeki her tepe, her sırt, her köy ve her savunma noktası büyük stratejinin bir parçası hâline geldi.

Bugün Polatlı ve Haymana çevresindeki siperler, şehitlikler ve harp sahaları bu mücadelenin Ankara topraklarındaki sessiz tanıkları olarak varlığını sürdürüyor.

1683'ten sonra tarihî kırılma

Sakarya'nın tarihsel anlamı yalnızca 1921 şartlarıyla sınırlı değil.

Millî Savunma Bakanlığının değerlendirmesinde Sakarya Meydan Muharebesi, 1683'teki İkinci Viyana yenilgisinden itibaren devam eden geri çekilme sürecinin sona ermesi bakımından da tarihsel bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Bu nedenle Sakarya'nın anlamı bir meydan muharebesinin kazanılmasından daha geniştir.

Sakarya, yüzyıllara yayılan geri çekilme psikolojisinin ardından Anadolu'da yeniden ileriye bakışın askerî ve siyasi eşiğidir.

Bir yıl sonra gerçekleştirilecek Büyük Taarruz ve 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi'ne giden yolun askerî zemini de büyük ölçüde burada oluştu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Dünya harp tarihine geçecek bir zafer”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya Zaferi'nin 105. yıl dönümü dolayısıyla bugün yayımladığı mesajında muharebenin Türk milletinin bağımsızlık iradesini ortaya koyduğunu belirtti.

Erdoğan, Türk milletinin yokluklar ve ağır şartlar içerisinde birlik ve beraberlik içinde hareket ederek dünya harp tarihine geçecek bir başarı kazandığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sakarya'nın Cumhuriyet'in kuruluşuna uzanan süreçte millete büyük bir öz güven kazandırdığına işaret ederek, Türkiye'nin geçmişindeki zaferlerden ve medeniyet birikiminden aldığı güçle geleceğe yürüyeceğini belirtti.

Erdoğan mesajının sonunda başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere Kurtuluş Savaşı'nın bütün kahramanlarını rahmet ve şükranla andı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya Zaferi'nin 105. yılında Millî Mücadele'nin bağımsızlık iradesine dikkat çekti.

TBMM Başkanı Kurtulmuş: “Büyük direnişin dönüm noktalarından biri”

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş da Sakarya Zaferi'nin 105. yıl dönümü dolayısıyla bugün bir mesaj yayımladı.

Kurtulmuş, Sakarya'yı Millî Mücadele sırasında emperyalizme karşı verilen büyük direnişin dönüm noktalarından biri olarak nitelendirdi.

TBMM Başkanı, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere vatanın istiklali ve milletin istikbali için hayatlarını feda eden bütün kahramanları minnet ve şükranla andı.

Sakarya'nın TBMM açısından taşıdığı anlam ayrıca dikkat çekici.

Çünkü 1921'de savaş meydanında verilen askerî mücadele ile Ankara'da Meclis çatısı altında temsil edilen millî egemenlik iradesi aynı tarihsel sürecin iki temel unsuruydu.


TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Sakarya Zaferi'ni Millî Mücadele'nin dönüm noktalarından biri olarak değerlendirdi.

İletişim Başkanı Duran: “Anadolu'nun kaderini değiştirdi”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ise Sakarya Zaferi'nin Anadolu'daki işgal kuvvetlerinin ilerleyişini durdurduğunu, savaşın seyrini değiştirdiğini ve Millî Mücadele'deki stratejik üstünlüğü Türk milletinin lehine çevirdiğini belirtti.

Duran, 22 gün 22 gece devam eden muharebenin Anadolu'nun kaderini değiştirdiğini; milletin bağımsızlık iradesini, vatan sevgisini ve kararlılığını tarihe kaydettiğini ifade etti.


Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Sakarya'nın savaşın stratejik üstünlüğünü değiştirdiğini vurguladı.

Gazete Ankara yazarı Prof. Dr. Güray Kırpık'ın tarih perspektifi

Sakarya'nın 105. yılına ilişkin değerlendirmelerde Gazete Ankara Dijital Haber Portalı'nın tarih yazıları da millî hafızanın canlı tutulmasına katkı sağlıyor.

Gazete Ankara yazarı ve Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güray Kırpık, Millî Mücadele tarihine ilişkin yazılarında Sakarya'yı tek başına bir askerî olay olarak değil; Malazgirt'ten Miryokefalon'a, Çanakkale'den Sakarya'ya ve Büyük Taarruz'a ulaşan tarihsel sürekliliğin önemli halkalarından biri olarak değerlendiriyor.

Kırpık, Gazete Ankara'da yayımlanan değerlendirmesinde tarihî olayların büyüklüğünün sonuçlarının büyüklüğüyle anlaşılabileceğine işaret ediyor; 23 Ağustos-13 Eylül 1921 Sakarya Zaferi'ni Türk milletinin ve medeniyet tarihinin yönünü etkileyen büyük zaferler zinciri içerisinde konumlandırıyor.

Kırpık'ın tarih yaklaşımında özellikle bir husus öne çıkıyor: Zaferlerin yalnızca yıl dönümlerinde hatırlanan askerî hadiseler olarak değil, millî tarih bilinci oluşturan ortak hafıza unsurları olarak gelecek kuşaklara aktarılması.

Prof. Dr. Güray Kırpık, tarih yazılarında Sakarya'yı Türk milletinin uzun tarihî mücadelesinin temel dönüm noktalarından biri olarak ele alıyor.

Ankara'nın toprağı aynı zamanda açık hava tarih arşivi

Sakarya Meydan Muharebesi'ni Ankara açısından farklılaştıran en önemli gerçeklerden biri de savaşın izlerinin bugün hâlâ Başkent'in coğrafyasında okunabilmesi.

Polatlı ve Haymana çevresindeki tepeler, siperler, şehitlikler ve muharebe sahaları yalnızca tarihî mekânlar değil; Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecinin açık hava arşivi niteliğinde.

  1. yıl kapsamında 11-13 Eylül 2026 tarihlerine yayılan anma etkinliklerinde Haymana-Polatlı hattındaki tarihî muharebe alanları yeniden ziyaret ediliyor. Program kapsamında 13 Eylül'de Sakarya Muharebesi'nin en şiddetli çarpışmalarının yaşandığı bölgelerden Uludağ Tepe harp sahasına yönelik yürüyüş de yer alıyor.

Aynı gün saat 17.00'de Ankara Çankaya'daki Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde “Sakarya Meydan Muharebesi'nin 105'inci Yılı” anma etkinliğinin gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Sakarya'nın görünmeyen kahramanı: Ankara

Sakarya'nın 105. yılında üzerinde durulması gereken konulardan biri de Ankara'nın cephe gerisindeki rolü.

Ankara yalnızca siyasi kararların verildiği merkez değildi.

Meclis burada çalışıyor, Başkomutanlık kararları buradan şekilleniyor; cepheye insan, mühimmat, yiyecek ve malzeme ulaştırılmasının organizasyonu bu merkez etrafında yürütülüyordu.

Bu nedenle Ankara ile Sakarya Zaferi arasındaki bağ yalnızca coğrafi değildir.

Ankara, savaşın karargâhı; Polatlı ve Haymana ise onun meydanıydı.

Sakarya'da savunulan yalnızca Ankara değildi. Ankara'da temsil edilen millî egemenlik düşüncesi de savunuluyordu.

Sakarya'dan Cumhuriyet'e

13 Eylül 1921 akşamında ortaya çıkan sonuç, Millî Mücadele'nin bütün dengelerini değiştirdi.

Türk ordusu artık geri çekilen değil, gelecekteki büyük taarruz için hazırlanacak bir orduydu.

Millet açısından ise uzun savaş yıllarının ardından kazanılan zafer, bağımsızlığın mümkün olduğuna ilişkin inancı güçlendirdi.

Bu nedenle Sakarya ile 30 Ağustos arasında yalnızca takvimsel bir bağ bulunmuyor.

Sakarya savunmanın zafere dönüştüğü; Büyük Taarruz ise bu stratejik dönüşümün kesin sonuca ulaştırıldığı safhaydı.

Ardından Mudanya, Lozan ve Cumhuriyet gelecekti.

105 yıl sonra Sakarya bize ne söylüyor?

Tarih yalnızca geçmişte ne olduğunu anlatmaz.

Bir milletin hangi şartlarda hangi kararları verdiğini, hangi bedelleri ödediğini ve geleceğini hangi değerler üzerine kurduğunu da gösterir.

Sakarya'nın 105 yıl sonra taşıdığı anlam tam da burada ortaya çıkıyor.

Sakarya; askerî strateji açısından doğru zamanda doğru kararın, siyaset açısından millî iradenin, toplum açısından dayanışmanın, insan açısından fedakârlığın ve devlet açısından bağımsızlığın tarihidir.

Ve bütün bunların coğrafi merkezinde Ankara vardır.

Bugün Başkent'in kalabalığı içinde Polatlı'ya, Haymana'ya ve Sakarya'nın tepelerine bakıldığında görülen yalnızca bozkır değildir.

O toprakların altında bir milletin istiklal iradesi; üzerinde ise Cumhuriyet'e uzanan yolun izleri bulunmaktadır.

Sakarya'nın 105. yılında başta Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele'nin bütün kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. 

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı GÜNDEM

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)