Yapay Zekâ Çok Fazla Su Tüketiyor mu? Gerçekler, Çarpıtmalar ve Türkiye Gerçeği
Dijital çağın en popüler tartışma başlıklarından biri olan yapay zekâ (YZ), artık yalnızca "bilgi teknolojisinin geleceği” olarak değil, çevresel etkileri bağlamında da gündeme gelmektedir. Enerji tüketimi uzun süredir dikkat çekerken, son dönemde su tüketimi konusu medyada hızla öne çıkmıştır. Peki, yapay zekâ gerçekten “suyun düşmanı” mıdır, yoksa bu bir medya abartısı mıdır?

Veri Merkezleri Neden Su Kullanır?
Yapay zekâ sistemleri, yüksek işlem gücü gerektirdiği için büyük veri merkezlerinde çalışır. Bu merkezlerde binlerce sunucu bulunur ve işlemciler çalışırken ciddi miktarda ısı üretir. Isının kontrolü için çoğu tesiste su bazlı soğutma sistemleri kullanılır; su buharlaşarak ısıyı taşır ve bir kısmı dolaşıma girerken bir bölümü kaybolur.
Buradaki kritik nokta, buharlaşan suyun geri kazanılamayarak net bir tüketim oluşturmasıdır. Yani veri merkezleri, suyu çekip ısıyı uzaklaştırmak için kullanır ve bu süreç doğrudan su tüketimi anlamına gelir.
Küresel Ölçekte Su Tüketimi
OECD ve enerji-su modellemelerine göre, yapay zekâ ve ilişkili veri merkezlerinin yıllık su tüketimi 2027’ye kadar 4,2 - 6,6 milyar m³’e ulaşabilir. Bu, İngiltere'nin yıllık su kullanımının yaklaşık yarısına eşdeğerdir ve ilk bakışta yüksek görünmektedir.
Başka analizler 2025 için 0,312 - 0,765 milyar m³ aralığında tüketim tahminleri sunmaktadır. Orta ölçekli bir şehir veya büyük sanayi tesisinin yıllık tüketimine benzese de, küresel su kullanımının toplamı içinde görece küçüktür. Tarım sektörü tatlı su çekiminin %60 -70’ini oluştururken, teknoloji altyapısının payı yalnızca %0,04 -0,1 civarındadır.
Medyada Sık Yapılan Yanlış Çarpıtmalar
Basında sıkça karşılaşılan ifadeler:
- “Her ChatGPT sorusu bir şişe suyu buharlaştırıyor!”
- Yapay zekâ insandan daha fazla su tüketiyor!”
- “Yapay zekâ suyu bitirecek!”
Bu başlıklar çoğunlukla eksik veya bağlamdan kopuk bilgiler içerir. Örneğin, “bir etkileşim başına su tüketimi” ifadesi, gerçek anlamda bireysel kullanım değildir; veri merkezinin toplam soğutma ihtiyacının istatistiksel bir yansımasıdır. Bu tür çarpıtmalar, toplumun çevresel önceliklerini yanlış yönlendirebilir.
Analiz: Su Tüketimi Endişesi Ne Kadar Gerçek?
- Yapay zekâ ve veri merkezleri su kullanır; bu doğru.
- Küresel ölçekte su tüketimi büyük hacimlere ulaşabilir; bu doğru. Ancak bu miktar, küresel su çekiminin küçük bir yüzdesini oluşturur. Tarım gibi sektörlerle kıyaslandığında önemsiz kalır.
- Medyada kullanılan “her etkileşim başına tüketim” gibi ifadeler bilimsel açıdan yanıltıcıdır.
- Türkiye’de kapsamlı ve şeffaf veri eksikliği, sağlıklı planlamayı zorlaştırmaktadır.
Metafor ve Yanıltıcı Algı
“Yapay zekâ su içiyor” ifadesi kısmen doğru, ancak yanıltıcıdır. Su tüketen doğrudan yapay zekâ değil, onu çalıştıran büyük dijital altyapıdır.
YZ uygulamaları yüksek performanslı GPU/TPU’lar üzerinde çalışır; bunlar ciddi ısı üretir. Bu ısının kontrolü için buharlaşmalı ve su bazlı soğutma sistemleri kullanılır. Ayrıca YZ elektrik tüketir; elektrik üretiminde termik ve nükleer santraller su kullanır. Zincir şu şekildedir: Yapay zekâ - Elektrik ihtiyacı - Santral - Su tüketimi
Bu nedenle “yapay zekâ su tüketiyor” ifadesi, doğrudan değil dolaylı bir gerçeği ifade eder.
Gerçek Sayılar
- Tek bir YZ sorgusu için tahmini su tüketimi mililitre düzeyindedir.
- 20-50 soruluk etkileşim kümesi için yaklaşık yarım litre civarında su tüketimi hesaplanmaktadır.
- Küresel büyük teknoloji şirketlerinin veri merkezleri yıllık onlarca milyar litre su kullanmaktadır.
Tekil rakamlar çarpıcı olsa da, tarım ve sanayi ile karşılaştırıldığında YZ ve dijital sektörün payı hâlâ sınırlıdır. Dolayısıyla mesele “su bitiyor” söyleminden ziyade, suyun kullanım alanı ve yönetimidir.
Türkiye Açısından Durum
Türkiye’de veri merkezlerinin su tüketimine dair kapsamlı, şeffaf ve düzenli veri bulunmamaktadır.
Mevcut bilgiler çoğunlukla uluslararası şirketlerin açıklamalarına dayanmaktadır. Örneğin, Google’ın 2024 yılında tüm veri merkezlerinin su tüketimi yaklaşık 22,7 milyar litre olarak bildirilmiştir. Bu miktar, Türkiye’nin yıllık toplam su tüketiminin yaklaşık üçte birine eşdeğerdir. Ancak bu rakam, doğrudan Türkiye’deki yapay zekâ hizmetlerinin tüketimi anlamına gelmemektedir; yine de küresel teknoloji altyapısının su kullanımının ölçeğini ortaya koymaktadır.
Türkiye, su stresi riski taşıyan bir ülkedir; kuraklık ve iklim değişikliği suyu stratejik bir kaynak hâline getirmiştir. Buna rağmen:
- Veri merkezlerinin su tüketimine ilişkin ulusal ve şeffaf istatistikler mevcut değildir.
- Uluslararası şirketler küresel su tüketimlerini açıklamakta, ancak Türkiye’ye düşen pay net olarak bilinmemektedir.
Bu durum iki önemli sorunu beraberinde getirir:
- Kamuoyunda abartılı ve yanıltıcı kıyaslamalar yapılmasına yol açar.
- Bilim temelli ve etkin politika üretimini zorlaştırır.
Asıl risk, veri merkezlerinin su stresi yüksek bölgelerde, içme ve tarım suyu ile rekabet edecek şekilde konumlandırılmasıdır. Bu bağlamda sorun, tüketilen toplam miktardan çok, yer seçimi ve yönetim biçiminde ortaya çıkmaktadır.
Tartışmanın Politik ve İdeolojik Boyutu
“Yapay zekâ çok su tüketiyor” söylemi çoğu zaman teknik tespitten ziyade:
- Teknoloji şirketlerine regülasyon çağrısı,
- Dijital eşitsizlik ve Kuzey–Güney dengesizliği eleştirisi,
- Kapitalizmin dijital tüketim eleştirisi olarak kullanılır. Su metaforu güçlüdür; somuttur, yereldir ve ahlaki tepki üretir. Ancak teknik ayrıntılar çoğu zaman gözden kaçmaktadır.
Sonuç ve Bilimsel Yaklaşım
Yapay zekânın su tüketimi çevresel bir meseledir ama panik yaratacak düzeyde değildir. Su konusunda riskler, daha çok yerel su stresinin, iklim değişikliğinin ve sürdürülebilir su yönetimi eksikliğinin sonucudur. Yapay zekâ bu çerçevede bir tetikleyici olabilir, ancak temel neden değildir.
Bilimsel politika yapımı, şeffaf veri, detaylı ölçüm ve alan bazlı su ayak izi analizleri istemektedir. Su tüketimi hakkındaki haberlerde kullanılan çarpıcı başlıklar çoğu zaman korku ekonomisine hizmet eder; gerçekçi değerlendirme ise istatistiksel gerçeklik ve bağlamsal analizle mümkündür.
Son yıllarda medyada sıkça karşılaştığımız bir ifade var: “Yapay zekâ su içiyor.” İlk bakışta çarpıcı, hatta sarsıcı. Ancak bilimsel açıdan bakıldığında bu ifade kısmen doğru, ama tek başına yanıltıcı bir metafordur. Çünkü suyu tüketen yapay zekâ değil; onu çalıştıran büyük ölçekli dijital altyapı, yani veri merkezleridir.
Saygılarımla,
Prof. Dr. Ayhan ERDEM - Köşe Yazarı
aerdem@gazeteankara.com.tr
Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi
Gazete Ankara DHP- www.gazeteankara.com.tr
YORUM YAP