TBMM’den Aden Körfezi tezkeresine onay, bayrak provokasyonuna ortak tepki: “Terörsüz Türkiye” hedefi vurgusuyla soruşturmalar başlatıldı
TBMM Genel Kurulu, Türk Silahlı Kuvvetleri deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerdeki görev süresini 10 Şubat 2026’dan itibaren 1 yıl uzatan Cumhurbaşkanlığı tezkeresini kabul etti. Aynı oturumda, Nusaybin–Kamışlı sınır hattında Türk bayrağına yönelik saldırı girişimi Meclis’te ve siyasette geniş bir mutabakatla kınanırken; adli ve idari süreçlerin başlatıldığı açıklandı.
Tezkere kabul edildi: Görev alanı, takvim ve çerçeve
ANKARA- Gazete Ankara DHP Haber Merkezi- Genel Kurul’da kabul edilen tezkereyle, Türk Deniz Kuvvetleri unsurlarının Aden Körfezi–Somali hattı ve Arap Denizi odaklı görev süresinin 10 Şubat 2026’dan itibaren bir yıl daha uzatılması kararlaştırıldı. Görüşmelerde, görevin temel ekseninin deniz haydutluğu/korsanlıkla mücadele, deniz ulaştırma hatlarının güvenliği ve bölgesel istikrara katkı başlıkları etrafında şekillendiği ifade edildi.
Bu hat, küresel ticaretin kritik boğaz ve geçişlerine bağlanan güzergâhlar nedeniyle uluslararası güvenlik gündeminde uzun süredir yer tutuyor; Türkiye’nin bölgedeki deniz misyonunun TBMM tezkereleriyle yıllardır uzatıldığına işaret ediliyor.
Genel Kurul’da stratejik gerekçeler ve muhalefet şerhleri
Tezkere görüşmelerinde farklı partiler, ilkesel destek ile şeffaflık/stratejik muhasebe ihtiyacını birlikte gündeme taşıdı:
- Yeni Yol Partisi adına yapılan değerlendirmede, tezkerelerin “dönemin şartları ve jeopolitik riskler” ışığında her defasında yeniden ele alınması gerektiği vurgulandı; donanma varlığının yalnızca güvenlik değil aynı zamanda siyasi sembol boyutu taşıdığı ifade edildi.
- İYİ Parti cephesi, yurt dışı görev tezkerelerinin dış politikada “kaldıraç etkisi” oluşturabileceğini belirterek destek açıkladı; bununla birlikte ulusal çıkarların çerçevesinin açık biçimde konumlandırılması gerektiğine dikkat çekildi.
- MHP Grubu, görevin “sembolik” değil, deniz ticareti–enerji arz hatları–küresel akış güvenliği bakımından istikrar üretici bir sorumluluk olduğunu savundu.
- DEM Parti adına yapılan eleştirilerde ise “terörizm” kavramının genişletilerek dış angajmanlara gerekçe üretilmesi riskine dikkat çekildi.
- CHP kanadı, uzatmaya dönük yaklaşımın olumlu olduğunu belirtti.
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar’ın Genel Kurul bilgilendirmesinde, Türkiye’nin güvenlik yaklaşımıyla birlikte “Terörsüz Türkiye” hedefi ve bölgesel istikrar vurgusu öne çıktı; Akar’ın, “Bayrağımıza uzatılan eller ya kırılmıştır ya da kırılacaktır” sözleri de Genel Kurul tutanağına yansıdı.
Nusaybin–Kamışlı hattındaki bayrak saldırısına siyasetten geniş mutabakatla kınama
TBMM gündemi, aynı gün Nusaybin–Kamışlı sınır hattında Türk bayrağına yönelik saldırı girişimi nedeniyle sertleşti. Siyasi aktörler, olayı provokasyon/sabotaj olarak niteleyen açıklamalar yaptı.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, olaya ilişkin paylaşımında “Şanlı bayrağımıza yapılan alçak saldırıyı lanetliyoruz… en net ve güçlü karşılık verilecektir” ifadelerini kullandı.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da saldırıyı kınayarak, “Şanlı bayrağımıza uzanan her el tüm milletimize… uzanmış demektir” değerlendirmesinde bulundu; açıklamasında “Terörsüz Türkiye” sürecine yönelik provokasyonlara dikkat çekti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve çok sayıda bakan da benzer biçimde saldırıyı kınadı; Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatıldığını duyurdu ve ayrıca farklı başlıklardaki soruşturma verilerine ilişkin sayısal bilgiler paylaştı.
Milli Savunma Bakanlığı ise olayla ilgili idari tahkikat başlatıldığını bildirdi.
TBMM’de ortak tepki: “Bayrak bizi birleştiren yegâne unsur”
Genel Kurul’da partilerin grup başkanvekilleri, bayrağa yönelik saldırıyı kınayan konuşmalar yaptı. Meclis Başkanvekili Celal Adan’ın değerlendirmesiyle başlayan oturum bölümünde, farklı partiler “bayrağın ortak değer” olduğunda birleşti; saldırının faillerinin tespiti ve sürecin aydınlatılması çağrıları öne çıktı.
Bu bölümde öne çıkan çerçeve, iki eksende toplandı:
1. Saldırının kabul edilemezliği ve devletin gerekli adımları atması,
2. Provokasyonların toplumsal barışa zarar verme hedefi güdebileceği ve buna karşı siyasi birlik görüntüsünün korunması.
Bölgesel arka plan: Deniz güvenliği ile sınır hattındaki provokasyon aynı gün gündemde
Aynı gün hem deniz aşırı görev tezkeresi hem de sınır hattındaki bayrak saldırısı tartışmaları, TBMM gündeminde güvenlik başlıklarının eş zamanlı yoğunlaştığı bir tablo oluşturdu. Tezkere tartışmaları “deniz ulaştırma güvenliği ve dış angajmanların stratejik çerçevesi” ekseninde yürürken; bayrak saldırısı tartışmaları “iç bütünlük, provokasyon riski ve caydırıcılık” ekseninde şekillendi.
Haber Kaynakları
TBMM Resmî Haber Merkezi (Genel Kurul gündemi ve tezkere süreci)
ve İHA Ajans haber akışı ve siyasi açıklamalar (derleme)
Haber Editörü: Dr. Oğuz Poyrazoğlu
İletişim: opoyrazoglu@gazeteankara.com.tr
Gazete Ankara WhatsApp Haber Hattı: +90 531 512 62 32
YORUM YAP