HABERLER

G[A]
21 Ocak 2026 13:54 | Son Güncelleme: 21 Ocak 2026 20:23

Ankara Adliyesi’nde Yüzyıllık Keşif: 1926 Yılına Ait Adli Emanet Defteri Gün Yüzüne Çıktı

Ankara Adliyesi adli emanet deposunda yürütülen rutin tasfiye çalışmaları sırasında, Cumhuriyet’in ilk yıllarına ışık tutacak tarihi bir belgeye ulaşıldı. Yapılan incelemeler sonucunda 1926 yılına ait olduğu belirlenen "Emanet Memurluğu Eşya-yı Cürmiye Defteri", koruma altına alınarak tarihi eser olarak tescillendi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan ön raporda, defterin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında "korunması gerekli taşınır kültür varlığı" niteliği taşıdığı kaydedildi.


Hem Osmanlıca Hem Latin Alfabesiyle Yazılmış

Defterin en dikkat çekici özelliklerinden biri, yazıldığı dönemin geçiş özelliklerini yansıtması oldu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Büro Müdürü Mehmet Semih Demir, keşfe dair şu bilgileri paylaştı:

"Depolarımızda yapılan tasfiye sırasında tespit ettiğimiz defterin 1926 yılına ait olduğu Kültür Bakanlığı tarafından tescillendi. Yaklaşık 100 yıllık olan bu defterde hem Osmanlıca hem de Latin alfabesiyle tutulmuş kayıtlar mevcut. Adalet Bakanlığı ve Ankara Adliyesi olarak bu tarihi mirası gelecek nesillere aktarmak için muhafaza altına aldık."

Restorasyon Süreci Başlıyor

Sıhhiye Yerleşkesi’nde bulunan Ankara Müdde-i Umumiliği (Ankara Başsavcılığı) tarafından o dönemde kullanılan defterin genel kondisyonunun iyi olduğu ancak yılların yorgunluğunu taşıdığı belirtildi. Uzmanlar tarafından yapılan incelemede:

  • Defterin şirazesinin yer yer dağıldığı,

  • Kısmi restorasyona ihtiyaç duyduğu tespit edildi.

Defter, kağıt restoratörleri tarafından aslına uygun şekilde onarıldıktan sonra sergilenecek veya dijital arşive aktarılacak. Ayrıca mevzuat gereği bu tarihi vesikanın yurt dışına çıkarılması yasaklandı.


Haberin Analizi: Hukuk Tarihinin Sessiz Tanığı

1926 yılı, Türkiye Cumhuriyeti için Medeni Kanun’un kabul edildiği ve hukuk sisteminin kökten dönüştüğü en kritik yıllardan biridir. Bu dönemde tutulan bir adli emanet defteri, sadece suç eşyalarının listesi değil; o günün sosyo-ekonomik yapısını, suç türlerini ve yargılama dilini yansıtan muazzam bir sosyolojik veridir. Osmanlıca ve Latin alfabesinin bir arada kullanılması ise "Harf Devrimi" öncesindeki kültürel ve idari geçiş sürecinin somut bir kanıtı niteliğindedir. Adliyenin tozlu raflarından çıkan bu defter, Türkiye'nin modern hukuk yolculuğunun ilk duraklarından birine ayna tutmaktadır.

Başkent Penceresinden

Ankara, Cumhuriyet’in kuruluşuna tanıklık etmiş her köşesi tarih kokan bir şehir. Ankara Adliyesi gibi yoğun bir bürokrasi trafiğinin yaşandığı bir merkezde, 100 yıl öncesine ait bir belgenin tesadüfen bulunması, şehrin "kurumsal hafızasının" ne kadar derin olduğunu bir kez daha gösteriyor. Sıhhiye gibi Ankara’nın kalbinde yer alan bir binada, Cumhuriyet’in ilk savcılarının elinden geçmiş bu defterin korunması; Başkent’in sadece bir yönetim merkezi değil, aynı zamanda bir hukuk ve tarih arşivi olduğunu kanıtlıyor. Ankara Adliyesi, bu keşifle birlikte sadece adaletin dağıtıldığı bir yer değil, bir müze hassasiyetiyle tarihin korunduğu bir mekana dönüşmüştür.


Kaynak: İHA
Haber Editörü: Hasan Mutlu
E-posta: bilgi@gazeteankara.com.tr
WhatsApp Haber Hattı: +90 531 512 62 32

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Dr. Oğuz POYRAZOĞLU

Gazete Ankara Dijital Haber Portalı KÜLTÜR-SANAT

YORUM YAP

Yorumu Gönder

YORUMLAR (0)